Zulme Karşı Hataydan Vicdan Mesajı
Yayladağı Sınır Kapısı’nda sivil toplum örgütlerinin düzenlediği açıklamaya katılan CHP’li isimler, Suriye’de Alevi halkına yönelik katliamları lanetleyerek uluslararası kamuoyuna vicdan çağrısında bulundu.
Yayladağı Sınır Kapısı’nda Zulme Karşı Ortak Vicdan Çağrısı

Suriye’de Alevi Halkına Yönelik Katliama Tepki
Suriye’de Alevi halkına yönelik süren katliam ve insan hakları ihlallerine karşı, Hatay’ın Yayladağı ilçesinde sivil toplum örgütleri tarafından anlamlı bir basın açıklaması düzenlendi. Yayladağı Sınır Kapısı’nda gerçekleştirilen açıklamaya, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclisi Üyesi, CHP Hatay Milletvekilleri ve parti örgütü de destek verdi.
Açıklamada, sivillere yönelik her türlü şiddet ve soykırımın insanlık suçu olduğu vurgulanırken, uluslararası kamuoyunun sessizliği eleştirildi.
CHP’li İsimlerden Güçlü Destek

Basın açıklamasına; CHP Samandağ İlçe Başkanı İlhan Maruf Dağ, CHP Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu ve CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur katılarak sivil toplum kuruluşlarıyla dayanışma sergiledi. CHP heyeti, zulme karşı ortak vicdanın sesini yükseltmek amacıyla Yayladağı Sınır Kapısı’nda hazır bulundu.
Yetkililer, özellikle Suriye’de Alevi sivillere yönelik saldırıların görmezden gelinmemesi gerektiğini belirterek, bu tür insanlık suçlarına karşı susmanın kabul edilemez olduğunun altını çizdi.
“Zulüm Coğrafya Seçmez, Vicdan da Seçmemeli”
Yapılan açıklamada, Gazze’den Suriye’ye, dünyanın neresinde olursa olsun sivillere yönelik katliamların aynı kararlılıkla kınanması gerektiği vurgulandı. “Zulüm coğrafya seçmez, vicdan da seçmemelidir” mesajı ön plana çıkarken, insan hakları ihlallerine karşı evrensel bir duruş çağrısı yapıldı.
Katılımcılar, soykırım ve katliamların durdurulması için uluslararası toplumun daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
Mücadele Kararlılıkla Sürecek
CHP’li temsilciler ve sivil toplum örgütleri, insanlık suçları sona erene ve dünya kamuoyu harekete geçene kadar mücadeleyi sürdüreceklerini dile getirdi. Açıklama, barış, adalet ve insan hakları çağrısıyla sona erdi.



